atakanca98.sitemynet.com
GİRİŞ TEDAVİ SÜREÇLERİ ZİYARET RESİMLERİ BASINDA ATAKAN DOKTORLARIMIZ AMAÇ

GİRİŞ


saglik04.gif

ATAKAN OKULLU OLDU NİHAYET....OKUL KIYAFETLERİ İLE GÖRMEK İSTERSENİZ LÜTFEN TIKLAYIN..

renkli__izgi.gif

ATAKAN KURTULUŞ ŞAHİN

karakartallll.jpg

Gülüşünün gölgesiymiş
Günümüzü aydınlatan
Yokluğunun karanlığını
Anlatmaya gerek varmı?

renkli__izgi.gif

RUHUMU SEVGİNLE BEDENLE......

Seninle büyüyemediğim için üzgünüm baba. Ama ben, senin benimle ne kadar büyüdüğünü gördüm. Bundan mutlu olmalısın

Geldiğini biliyorum akşamları. Görmediğimi, duymadığımı sanıyorsun ama ben de tam orada, yanı başında seninle beraber ağlıyorum, seni ağlattığım için. Omzuna dokunuyorum, gözyaşlarını siliyorum kendimce Sen bilmiyorsun.

Öğrenemediğim için üzülüyorsun yaşamam gerekenleri. Oysa acıyı öğrendim bak, sen böyle ağlarken. İnsan nasıl incinirmiş nefessizlikle. Nasıl vururmuş kendini sokaklara kar kış demeden. Nasıl vazgeçermiş kendinden. Bir sese hasretken nasıl sustururmuş içindeki sesleri.

Baba...

Her adımında adımı duyuyorum. Her nasılsın deyişinde başkasına, aslında beni merak ettiğini hissediyorum. Her elini uzattığında birilerine, beni aradığını biliyorum.

Bunları öğreniyorum şimdilerde senden.

Bil ki...

Sen her nefes alışında ben hayatı kokluyorum. Sen her güldüğünde ben kahkaha atıyorum sende. Sokaklarda seninle yürüyorum, seninle maç izliyor, seninle annemin saçlarını okşuyorum.

Bu akşam benim için hamburger ye ve biraz da cips. Bir de o hep yürüdüğümüz yolda yürü, hani sonu parka çıkan. Çarpışan arabaları seyret. Bir de örümcek adamı.

Baba..

Ben burada senin için uzattım saçlarımı. Senin için unutmadım, ayrılmaktan korktuğumuzda hep söylediğimiz şarkıyı.

Hani sen kucağında uyudum sanmıştın ve ben, ne çok gülmüştüm o haline..

Şimdi de yokum sanma,

Ruhumu sevginle bedenle.

Beni gülerken göreceksin, mutlaka!




ELİF BENGÜ

renkli__izgi.gif

Buraya Kadar

Buraya kadarmış çocuk
Ninnili masal

Telgraf telinde giz
Ölüsü bebeğini doğuran sis
Yarına çizili iz
Buraya kadar

Ejderhalarla savaşmış prenses
Kurtarmak için aşkını
Prens prensesin bencilliğiyle
Anka kuşundan almış bir tüy
Bal çorbasından tuzlu bir kaşık
Yüzüne gözüne karalar çalmış
Bir gün susmuş tüm sözcükler
Sesler, türküler

Bu masal buraya kadarmış işte
Şimdi uyuma değil
Uyanma vakti çocuk

Bu şiiri sevgili Atakan'a ithaf ediyorum, yürek dolusu sevgilerimle..


Aynur Özbek Uluç


renkli__izgi.gif

ATAKAN'IN DİĞER SİTESİNDE YAZILANLARI OKUMAK VE MESAJ YAZMAK İÇİN BURAYA TIKLAYABİLİRSİNİZ

sitee.jpg

renkli__izgi.gif

ÜÇ ASIR MI !! ÜÇ HAFTA MI OLDU !!!!

Tam 3 hafta önce bu saatlerdi beni evden dışarı çıkarttığında oğlum..Üzmeye kıyamadın bana her zaman yaptığın gibi..Beni evden çıkartıp vedanı yaptın Annen'le..

Dayanmak ne mümkün,ağlayamadığım yedi senenin birikmişleri sel oluyor şimdilerde ve ağladığımda üzülmeyeceğini düşünüyorum,salıyorum ne varsa birikmiş...

Ben seni sevenlere sesleniyordum burdan,oysa şimdi 3 haftalık ayrılığı taşıyamadığımı haykırıyorum gözyaşlarımla kimseler görmeden..Geride berbat bir ömür var sensiz geçecek..Yedi seneyi böleceğiz kalan ömrümüze gayrı..

Tek bir an bile o sana yakışmayan sözcüğü kullanmadım..Hala burdaymışsın gibi bahsediyorum ve hala yanına gelemedim utançımdan..Öyleya ,bir bana güvendin sen,alıp kahramanın yaptın.. İçimdeki korkaktan habersizdin yedi sene boyunca...Yapamadım oğlum...Başaramadım..Seni tutamadım çok sevdiğin bu yaşamda..Nasıl yüzüne bakayım,ne diyeyim yanına gelipde...

Yarın Okullar açılacak..Hani o heyecanla gittiğin ve kendini tarifsiz mutlu hissettiğin o güzel bina..Arkadaşların orda olacak,sen yoksun...Seni Okula götürmenin içimi şımartan mutluluğu yok artık..

Tükendi içimdeki tüm heyecanlar..Herşey seninle güzelmiş..Senin gözlerindeki ışığı gördükce güçlenip çareler arayabiliyormuşum..İçi boşaltılmış hayvan gibiyim sensizlikte..Hani o dinleyemediğim Türküler vardı ya ? Hani hep beni kızdırmak için en fazla dayanabildiğin "DİDO" yu çalardın..Ötekileri sende dinleyemezdin..İşte şimdi o Türküleri dinliyorum dinleyemediğim günlerin ızdırabını da yükleyerek omuzuma..Cerrahpaşa,Hastane önünde incir ağacı,bir bunlar anlatıyor içimi şimdi,bir bunlar...

Neye dokunsam sen varsın..Su içiyorum ,bir bakıyorum ki geceleri "Baba susadım" dediğinde koşarak getirdiğim bardak..Televizyon senin di hani DVD izlerdin,karşısına geçince içimde bir uğultu ki sorma gitsin..Bak ,şimdi bu yazıyı yazarken bile senin parmaklarının üstünde gezindiği klavye'yi kullanıyorum..Bu ekranın karşısında oyunlar oynardın..Şimdi ben oturmuş ağlayarak yazı yazıyorum..

Tavşanların bile dayanamadı ardında..Kuşlarından beyaz olanını Annen salıvermiş şimdi olduğun göklere..Sarısı duruyor kafesinde..Bakı bakıp içim yanıyor,elini bile sürememişliğine..Kedin bildiğin yaramazlıklar peşinde..Ona dokununca senin ellerinin de üstünde gezindiğini düşünüyorum..Evde herkes onu sevmek için yarışıyor bu yüzden..Balıklarınla hala Annen ilgileniyor..Senin gözlerinle bakamadığım için olsa gerek bir kez bile incelemedim,gözümün dalıp gitmeleri hariç..Her şey var..Bir sen yoksun oğlum..Bir sen yoksun..

İşte..Ben bu yazıya başladığımda evden dışarı çıkmıştım ve tam burayı yazarken de telefon gelmişti..Tam 3 hafta oldu..3 Asır mı yoksa ? Ah be oğlum..Ben sensiz 3 haftaya dayanamıyorum,sen bana koca bir ömürden bahsediyorsun..Mümkün mü ? Sensizliğe dayanmak hiç bir acıyla en azından benim ömrüm boyunca yaşadığım hiç bir acıyla kıyaslanamayacak kadar büyük ve acımasız..


Biliyorum,seni ne kadar özleyeceğimi biliyorsun,buna dayanamayacağımı biliyorsun...Ama yine de gittin işte..Beni sensiz bırakıp gittin..Hani dayanacaktın,hani her şey daha güzel olacaktı oğlum...Akıntıya kürek çektiğini nede çabuk anladın ve vazgeçtin dayanmaktan..Senszilkik zehir zıkkım oğlum..Sensizlik ölmekten beter..Keşke ben de gelsem yanına tez zaman da..Ablan gözmün içine bakıyor..Abin etrafımda dönüyor..Annen se benden beter..Kolu kanadı kırılmış,tutnacak dal arıyor..Bana kalsa gelicem oğlum..Yedi sene mücadele edilince herkese beni çok güçlü sandı,buna inandılar kendilerince..Oysa ben şimdi en aciz insanım..En zayıf yaratığım..Hani rüzgar çıksa devrileceğim ama yapıştı üstüme bu güç kumkuması..

Nedense hep senin mutlaka beni görmeye geleceğini düşünüyorum..Şaşırtacaksın beni bir yolunu bulup ordan buraya gelip sıcacık sarılarak diyorum..Bakınıyorum kuytularda sağıma soluma,ıssız yerlerde yürüyorum gece vakitleri,belki diyorum belki şu parkın orda çıkar karşıma..Hani hiç elele yürüyemedik,koşamadık ellerimiz kenetliyken..Gelirsinde kuytularda el ele sarmaş dolaş oluruz..Hiç değilse bir sefer yaparız bunu diye


Ben şimdi sensizim oğlum..Ben şimdi güçsüzüm oğlum..Ben şimdi ucsuz bucaksız çukurlara düşüyorum..Sen yoksun oğlum..Acıyı çekmek bile sen varken güzelmiş..Hani o kötü sonuçlar aldığımızda yatağımın içinde ağladığım gecelerdeki acılarımı bile özler oldum..Bu başkaymış oğlum..

Pazartesi Okula götüremeyeceğim seni,bağışla..Bağışla beni tutamadım diye seni bu hayatta ve kızma bana..Başımı vurmadığım taş kalmadı..Elim kolum bağlandı oğlum,çaresiz kaldım..Yanına gelmiyorum diye kızma bana..Ben sana kavuşmak isterim,ziyaret değil..Sabret oğlum..Sabret..

renkli__izgi.gif

CENNETİN MELEK YÜZLÜ ÇOCUĞU

kucuk_resim.jpg

CENNETİNE DÖNDÜ SESSİZCE

renkli__izgi.gif

DOKTOR.........

Ben bitmiş bir öykünün
Kahramanıyım doktor...

Öfkeme sardım çaresizliğimi
Adımız çıktı deliye doktor

Vurdum başımı taşlardan taşa
Ne kaldı şimdi geriye doktor

Kaçırdın gözlerini çare bitince
Yüreğini çektin beriye doktor

Açsana yaramı olsana çare
Alsana zamanı geriye doktor

Birikti ümitler her geçen güne
Kötü rüzgarlar esmedi doktor

Cellat ilmeği sardı boynuma
Neşterin ipimi kesmedi doktor

Dedin kesicem olucam çare
Oğlum sana hiç küsmedi doktor

Neler dedim ben her gece Tanrı'ya
Bir kere bile kulak asmadı doktor

Aldığım nefesten utanır oldum
Kefenimi makas kesmedi doktor

Kalem kırıldı yazmadı sonra
İlaçın yarama yetmedi doktor

Hasan Şahin

renkli__izgi.gif

BİR EKSİLDİK....PİR EKSİLDİK....

Kaç sene önce başladım bu siteyi yapmaya bilmiyorum ama şu an bildiğim tek şey şimdi yazacaklarımı hiç yazmayı hayal etmeyişimdir..Ve sanıyorum ki en isteksiz yazdığım yazı bu olacak..Bağışlayın...


Oğlumuz,canımız ,ciğerimiz inanacak yalan bulamayınca sessizce aramızdan ayrılıp ait olduğu yere döndü..Çaresizliğimizi yüzümüze haykırmadan gitti..Yılgınız,yıkığız,çaresiziz.
Yenildik işte gün geldi bu illet hastalığa..


21 Ağustos sabahı ayrıldı aramızdan Atoşumuz..Ona hiç konduramadığımız gereçeği yaşadı..Akıntıya daha fazla kürek çekemedi..O dev adımlarla durmaksızın ilerleyen Tıp içinde kendine bir Çiğ damlası kadar yer bulamadı..

Şimdi her gece bir başka çukurda örtüyorlar üstümüzü molozlarla ve her sabah başka bir darağaçında sallanırken uyanıyoruz uyunmayacak uykulardan...

Şimdi ne varsa zehir zemberek..Şimdi çaresizliğe boyun eğdiğimiz günleri yaşıyoruz zoraki..

7 Sene biz mücadele edip sıkıntı yaşamamışız şimdi anladık..7 Sene mutluluk türküleri söylemişiz elele verip..Asıl mücadele onu kaybedince başladı..Şairin dediği gibi "Yaşamak ağrısı asıldı boynuma"..

Şimdi dilimizde "Hastane önünde incir ağaçı..anam ağaçı..Doktrorlarda bulamadı ilaçı" türküsü..Vay seni Cerrahpaşa türküsü dalıyoruz dinleyemediğimiz zamanların ötesine..Şimdiymiş dinleme zamanı ,anladık acıda olsa..

Yüzlerce DOST bıraktı oğlumuz aramızdan ayrılırken bize Yadigar..Yüzlerce güzel anı bıraktı yaşanmışlıkların arasında..Avunacak bişeyler arıyoruz ama sağolsun dostları hiç yalnız bırakmadı bizleri...

Yazacak çok şey var daha,yazamıyorum..Bu süreç içinde sıkıtılarımızı paylaşan ve şimdi acılarımıza ortak olan sevgili dostlarımıza şükranlarımızı iletmek istiyorum...Varlığınız her dem güç verdi..Şimdi daha da anlamlı oldu artık..Sizleri gördükçe oğlumuzu görmüş kadar mutlu hissediyoruz inanın..Hepinize teşekkür ederiz..

renkli__izgi.gif

HASTANE ÖNÜNDE İNCİR AĞACI..ANAM AĞACI...DOKTOR BULAMADI BANA İLACI...ANAM İLACI...

Bir Düş kahramanı ayrıldı aramızdan..Kurmaya doyamadığımız düşlerin Mimarıydı o minicik haliyle..

Hep biliyorduk bir gün bunu yaşayacağımız ama olsun yaşadık,son sigarayı içimize derin bir nefesle çeker gibi...

Şen çocuklarmışız 7 Sene boyunca şimdi anladık..Onun yokluğunda sürdürmek marifetmiş bu lanet hayatı..

Şimdi azalıyoruz yudum yudum aldığımız her solukta..Damla damla tükeneceğiz onun yokluğu karşısında yaşayacağımız acıların önünde..


Yaşıyoruz hiç utanmadan sıkılmadan ondan sonrasını,yiyoruz içiyoruz lanet bir bedenin içinde halimize bakmadan...

İçimizdeki ağlayan çocuğu susturacak oyuncakları bulana dek sürer bu ağlama için için ki olmayacak hayale dalmaktan öte bişey de değildir bu..


Her şeye rağmen çok büyük güzellikleri yaşattı bize oğlumuz..Doyumsuz bir 7 seneyi yaşadık..Sizleri tanıdık..Bir sürü gerçek Dostlarımız oldu göz açıp kapayıncaya kadar..Bizler bu sonu yaşamaya mahkumken sizlerde tutverdiniz ucundan kıyısından..Oysa kafanızı çevirip gitme hakkınız vardı..Gitmediniz...Kiminiz için için ağladı bildiği gerçekler karşısında..Kiminizde bir çıkar yol bulunacağı ümidine sarıldı olanca çoşkusuyla..Olsun..Büyük bir Aile kuruldu farkına varılmadan ve bizim için ne denli önemli olduğunuzu inanın tahmin bile edemezsiniz..


Dünya'yı dolaştı oğlumuzun hikayesi sizler sayesinde ve hiç tanımayacağımız insanları tanıdık..Dualar ettik hep birlikte başaracağımıza inanmak isteyerek..Biz başaramasakta Atakan çok büyük işleri başardı 7 Yıllık ömründe..O ki 7 Yıllık ömrüne Yetmiş yılı sığdırıverdi bir çırpıda..Mücadeleyi anlattı anlatabildiğince ve inanın hiç kimseye nasip olmayacak şekilde ayrıldı aramızdan..


Artık hastahaneye gitme derdi kalmadı..Artık hiç bişey canını acıtamayacak,ne iğneler,ne kemoterapiler...Ardında özleyecek yüzlerce insanı bırakıp gitti...


Bizlere destek veren siz dostlarımıza gereçkten şükran ve minnetlerimizi göndermek istiyoruz..Sizler olmasaydınız bu güzellikleri bu denli renkli yaşayamazdık..Oğlumuz bu kadar mutlu olamazdı..Başaramayacağımız şey yoktu birlikteyken ama bir bunu başaramazdık..Rab'bimiz nasıl dilediyse öyle oldu sanırım...

Sizden özür dilemem gerek..Özür dilemeliyim bu kadar erken vakitte hepiniz Evlat Acısı yaşattık bize güç vermek isterken..Önünüzde saygı ile eğiliyoruz Şahin Ailesi olarak..

Ortak noktamız artık Evlat acısı ise şimdi outurup bu güzel evladımızın adını nasıl koruyabilirizi düşünelim..Lütfen herkes fikir bildirsin..Başarabileceğimiz çapta bir girişimle bu ismi hastalığa karşı duruşun soluğu yapalım..Belki o acıyı bir nebze hafifletiriz böylece..

Biz onusuzluğa tahammül etme gayretleri içindeyiz..Bişeylere sarılıp kalkacağız diğer çocuklarımız için..Şimdilik ruh halimiz böyle..Nasıl ki 7 sene dimdik durduk bu illet karşısında..Şimdi de sonuçlarına boyun eğmeye dayanmak lazım diye düşünüyoruz..Önünde saygı ile eğilecek bir ailemiz var ve sanırım yapılacak bir çok şey olacaktır bu birliktelikten..Sesinizi duymak gereçkten çok iyi geliyor bize..Mesajlarınızı gözyaşları arasından okuyoruz ama olsun..Okumak bile oğlumuza bir köprü kuruyor acılı yüreğimizde..Minnettarız...Sağlıcakla kalın...Saygılarımla...HASAN ŞAHİN

renkli__izgi.gif

annemle.jpg

KİMDİR ATAKAN..??

13 Eylül 1998 Pazar günü Ailemize katıldı Atakan . Dört aylık normal bir bebeklik geçirdikten sonra hafif şikayetlerle beraber hastahanelerle ve Doktorlarla tanışmaya başladı..Beş aylıkken İlk uzun yatışını yaptı Çapa Nefroloji Servisine , bir aylık sözde tedaviden sonra taburcu oldu ve hayatı boyunca yürüyemeyecek olmasının ilk hatalarını yaşamaya başladı..Çıktıktan sonra da bir çok Doktor ve hastahane hikayesi oldu ancak teşhis konamadı.Sırasıyla bir çok Büyük hastahanede Tetkik gördü ancak Temmuz 1999 geç kalınmış bir durumda "KANSER" Teşhisi konuldu..Önerilen Ameliyattan hiç çıkma şansı verilmemiş olmasına rağmen Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroşirürji Bilim Dalı Doktorlarından Prof.dr.Murat Hancı'ın inanılmaz ölçüdeki başarılı Ameliyatı sayesinde aramızda kalmaya devam etti..Bu Ameliyat ardından Nüfus Kağıdı çıkartılırken Adı Atakan "Kurtuluş" Şahin olarak konuldu.Hasta olduğu ilk günden bu yana yüzünden gülümseme eksik olmayan Atakan tedavilerine hiç karşı koymadan ve hiç sızlanmadan devam etti..Omurilik yerleşimli bir Tümör olması nedeniyle yürümesine engel olduğu ve bu yüzden bizi üzdüğü kadar, aynı nedenden dolayı Göğüs hizasından aşağısının hissetmiyor olması süren tedavisinde olumlu hadiselere sebeb oldu..Ameliyatlarından hiçbir şey olmamış gibi çıkması ve girişimsel metodlarda ağrı yaşamamasını sayabiliriz..Bu da bizlere ayrı bir direnç kazandırdı..Bir yandan üzülmemiz gereken bir duruma böylece diğer yandan sevinir olduk (Allahın Takdiri) Çapa Onkoloji Enstitüsü Pediatrik Onkoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Sayın Prof.dr. Rejin Kebudi in özverili ve titizlikle yürüttüğü Kemoterapi tedavisine olumlu cevaplar verdi..Zaman buldukça Yurtdışındaki Kanser Merkezlerine gitmeye çalışmamız nedeniyle bir çok Ülke ve Şehir görme fırsatı yakalayan Atakan bu sebeden dolayı gezmeyi çok seviyor..Süren tedavilerle beraber hızla büyüdü ve bu günlere geldi çok şükür..Şimdi beş yaşını doldurdu, yürümemesi dışında normal bir çocuktan hiçbir farkı olmadığı gibi yaşadıklarının etkisiyle yaşıtı olan çocuklardan bir hayli fazla duyarlı ve mantıklı davranmayı ve yaşamayı öğrendi..Yürümemeyi fazlaca dert etmeyerek bir sürü arkadaş edindi kendine , elektronik aletlere ilgisi yüzünden evde olduğu zamanlar sıkılmadan vakit geçirebiliyor arkadaşlarıyla..İnsanlarla kolay iletişim kurabilen sıcak kanlı yapısıyla çok kısa zamanda iletişim kurabiliyor insanlar ve bu neden Siteden edindiği dostlarına bir başka önem veriyor.Siteden kendisini tanıyan insanlarla dışarıda karşılaştığında ve kendisini tanıdıklarını söylediklerinde inanılmaz Şımarıyor ve "Ben ünlü olmuşum yaa !!! " diyor ..Şimdilerde bir yandan Polis olmayı düşlerken diğer yandan da yeni tanıştığı Ünlü Sanatçı arkadaşıyla Çapkınlık yapacağı günlerin hesabını yapıyor.Yaz geldiğinde beraber gezmeye gitme planlarına şimdiden başladı bile..

Atakan hiç beklenmedik bir zamanda gelen bu rahatsızlığına rağmen hayatını normal bir şekilde sürdürme gayretini devam ettirmeye çabalıyor…Yaşadığı olumsuzluklar nedeniyle bezgin ve bitkin bir köşede oturmaktansa olanca yaramazlığını ve bitip tükenmeyen isteklerini hayata geçirmeyi çok iyi beceriyor doğrusu..Beş senelik ömrünün neredeyse yarısını Hastahanelerde geçirmiş olmasına rağmen inanılmaz bir neşeye ve dinginliğe sahip, hiçbir zaman Hastahaneye yatmayı sorun haline getirmiyor ya da en azından bizlere belli etmeyecek kadar olgun davranıyor..Evde vaktinin büyük bölümünü Bilgisayar başında geçiriyor, atari oynuyor ve Müzik dinliyor..İbrahim Tatlıses, Davut Güloğlu ve Gülben Ergen hayranı olan Atakan geçtiğimiz senelerde hayranı olduğu Süheyl ile Behazt’ tanımak için Programlarına götürüldü ancak orda Behzatın onu öpmüş olmasına rağmen Süheyl’in öpmemesinin kızgınlığını hala sürdürüyor..Bazen Pazar günleri programı izlerken yalnız olduğu anlarda Süheyl’e kendince söylenmekten de geri kalmıyor….Yakında Yürüme aparatlarıyla tekrar onu ayakata görmenin heyecanı içindeyiz ve oda çok heyecanlı olmasına rağmen belli etmemek için hiç o konuda konuşmuyor ama biliyoruz ki için için biteceği günü bekliyor aparatlarının…Sevgiyle kalın….ŞAHİN AİLESİ…

renkli__izgi.gif

DERMANIN PEŞİNE DÜŞMEK ZAMANI (13 AĞUSTOS 2005)


Bir yıl öncesinde olmayı ne çok isterdim şimdi..Şimdi ki zamana gelip de tekrar o zamana dönme olanağımız olsa adımlarımızı ne kadar da sıkı basardık değil mi? Aslında yıllardır yaptığım araştırmaları şimdi uygulamaya koydum..O dönem korkuyorduk , her şey yolunda sanıyorduk,oysa şimdi her şeyi başka bir minval üzerinde kurardım

Anlamsız şeyler değil mi yazdıklarım ? Biliyorum...İşin özü ne biliyormusunuz .. Oğluma söyleyecek Yalanlarım olsun istiyorum.."Şunu yapacağız ve her şey düzelecek merak etme sen" derken bu yalana biraz da ben inanmak istiyorum..Var olan tüm doktorlarımıza göre zaten koca bir yalanı yaşamıyormuyduk biz bunca sene..Şimdi daha büyük yalanlara bağlanmam lazım,inanmam lazım ki oğluma da inandırayım...

On beş gün önce başlaması gereken Ozon tedavisine nihayet yarın ilk adımı atıp görüşmelere başlayacağız..Oğluma bu akşam o koca yalanı söyledim..Yarın ozon tedavisinden sonra her şey daha iyi olacak,merak etme dedim..Oysa Aylardır suskun ve yalansız eli kolu bağlı duruyordum..Sarılacak yalan için atmam gereken adımlar vardı,görüşmeler ,muayeneler vardı..Herkes nedense her şeyin yolunda olduğunu düşündüğünden uzun zamandır maddi anlamda adım atamıyorduk..Sağolsun dostlar hiç değilse bir adım atacak kadar destek vermişler..Gerisine Allah büyük,gerçi radyoterapi alırken de aynı umutla başlamıştım ama hastahaneden çıkarken hiç de umutlandığım gibi olmamıştı ve senet imzalayıp da ayrılabilmiştik..Olsun,bu akşam oğluma söyleyecek yalanım oldu böylece,gülümsedi..

Gülümsettim oğlumu bu gün..İnandığım bir yalan sayesinde gülümsettim..Ozon tedavisi iyi gelecek inşallah..Başladığımız ilaçlar da iyi gelecek..İnanacak yalanım olsun yeter ki,oğlumu gülümsetmeye yetecek..

Prof.dr Murat Hancı'ın söyleyeceği yalanlara ihtiyaçım var benimde,yada prof.dr.Oktay Avcı'ın gerçekçi yalanlarını duymak istiyorum..Sihirli deynek değil belki ama inançlı bir yalan arıyorum..

Pazar gecesi yola çıkıyorum..Önce Kütahya'da arayacağım o büyük yalanları ve ordan İzmir'e geçip Oktay beyi ikna edebilmenin çaresizliğini yaşacağım..Zaten Pazar akşamı Tren'e binderken bütün çaresizliğimi de beraberimde götüreceğim,kim bilir bırakacak bir yer bulurum ve evimize bambaşka umutlarla dönerim..

Şimdiler de keskin bir bıçağım artık,pimi çekilmiş bir bombayım kimi zaman..Kimi zaman da sokakta yatan evsiz birinin huzurunu özleyen çaresiz bir Baba..

Önümüzdeki hafta başından sonra yollardayım,resmen maceraya atılıyorum,kısıtlı mı kısıtlı bir bütçe ile ben oralarda heybeme koyacak umut ararken Sevil'de burda ozon tedavisi ve diğer muayeneleri için çırpınıyor olacak..Birbirimiz den iyi haberler bekleyeceğiz..Olsun diyeceğiz,inanacak yalan peşindeyiz hiç değilse..İnşallah bizim yalanlarımıza ve çaresizliğimize inanan dostlarımız bizi desteksiz bırakmazda bu safhada,yeni arayışlarımızı ve umutlarımızı taşırız bu satırlara yedi sene evvel nasıl başarıp hayata geçirdiysek..Sağlıcakla kalın....

renkli__izgi.gif

BERBAT BİR DURUMDAYIZ..(07.08.2005)

Tam anlamıyla berbat durumdayız..Kemoterapi alamadık ve gelişen başka bir rahatsızlık nedeni ile acil Radyoterapi aldık..Hiç bir maddi destek söz verildiği gibi ulaşmadı..Tam anlamı ile rezil olduk ve hep kurumsal destek dediğime de pişman oldum..Zira bu kurumsal desteği verebilecek büyüklükteki Vakıf hastahanesi bile bizlere senet imzalatarak tedavimizi sonlandırdılar..Yapıması gerekenler varken görmezden gelerek...

Şu an yoğun başka bir tedavinin içindeyiz ama yarım yamalak ve eksik gedik sürdürme gayreti içindeyiz..Ne ilaçları doğru düzgün tamamladık nede gidilmesi gereken muayenelere gidebildik..Bir sürü almamız gereken şey var ama sadece planlayıp düşünüyoruz boş yere..Dün Doğum günüydü bizim için..6 Yıl önce o gün o ameliyattan sağ aramıza katılmıştı..İlk defa bırakın kutlamayı,pasta bile alamadık..

Her sabah kalkıp şunu alacağız bu muayeneye gideceğiz diye boş yere planlar yapıyoruz..Akşama kadar böyle avutup ertesi güne saklıyoruz hevesimizi..Ne arayan var ne soran destek anlamında..Tam anlamı ile boşluktayız ve her şey geri kaldı..


Az yada çok ama şu bir gereçek ki sizlerin destekleri ile sürdü bunca tedavi bu zamana kadar..Şimdi herkes bizden daha da umutsuz görünüyor ve aramayı bile kestiler..Oysa en çok bu vakitlerde desteğinize ihtiyaçımız var..Yapılacak tedaviler bizleri bekliyor..

Verilen sözler yerine gelseydi elbette bu gün bu noktada olmazdık ama nedense insanlar bizi arayıp şunu yapacağız bunu yapacağız demekden haz duyuyorlar..Bizde heyecanla program yapıyoruz , şu gün şu muayeneyi yaparız,şu tedavinin gereklerini yerine getiririz diye..Sonra bir bakıyoruz ki her zaman duyduğumuz vaadlerden birini daha yaşamışız..Şaşırmıyoruz tabii..

Daha ne denir nasıl destek istenir bilemiyorum ama ümit ettiğimiz destek olmazsa her şey bitti anlamına geliyor diğer ismiyle..Adım atamayacak durumdayız ve her şey kilitlendi..Ne silah var ne cephane..Kalın sağlıcakla...

renkli__izgi.gif

kedi.jpg

renkli__izgi.gif

YOLLARA DÜŞECEĞİM BİTKİSEL İLAÇLAR İÇİN (21.07.2005)

Sanırım artık vakti zamanı geldi yollara düşmenin...Geleneksel tıp ile yapacaklarımız sürerken diğer yandan duyulan bitkisel ilaçları yerinde görmek ve uygulanmışlıklarına şahit olmak için yollara düşeceğim önümüzdeki haftalarda..

Eli kolu bağlı durmayı yenilgi kabul ediyorum ve asla hiç bir şey için yapılacak bir şey yok mantığına sahip çıkmıyorum,mutlaka bir yerlerde yapılacak bir şey mevcuttur...Atakan'da bu yaşama sevinci varken metabolizmasına kabul ettireceği bir ilaç bulacaktır..

Şu anda hala Radyoterapisi sürüyor ANADOLU SAĞLIK MERKEZ'inde ve epeyde sürecek sanırım..Hala bunları çözecek maddi desteke sağlayabilmiş değiliz ama mecburen sürdürüyoruz..Bu aklımdaki yolculuk için sponsor yada destek bulabilecekmiyim bilemiyorum ama ben hep önce planlama yapıp ardından şartlar neyi gösterirse hayata geçirmeyi daha uygun görüyorum..Şu an itibarı ile beş param yoksa da yine ben bu Ülke genelinde yapacağım geziyi en ince detayına kadar planlıyorum..Ümit ediyorum ki bir desrtek gelecektir bu arayış için...


Atakan gayet iyi ve radyoterapisi bitince 10 günlük bir tatile çıkacak..Hakettim ben diyor,onca tedaviyi siz mi aldınız yaa diyor..Ne demeli ? Bilmiyor ki bu tedavilerin ücreti konusunda ateşlerde yanıyoruz ve tatile göndermek için tek alternatifimiz yok ama o gidecek illede,olacaktır mutlaka,Atakan isterse her şey olur..Genel sağlık durumu gayet iyi ama diğer anlamda pek bişey aktarmak doğru değil çünkü bizde bilmiyoruz..Bu günümüze şükrederek yolumuza devam etme niyetimiz sürüyor...Rab bu günümüzü aratmasın...Sağlıcakla kalın....

renkli__izgi.gif

EPEYDİR YAZAMADIM...(13.07.2005)

Hep diyoruz ya "Başa döndük" diye,aynı öyle işte..2004 dün son yarısından bu yana yaşadıklarımız tamamen 1999 da yaşadıklarımızla aynı hemen hemen..Kemolar Radyoterapiler ameliyatlar..Sıra sıra her şeyi sil baştan yaşıyoruz..Hatta bu aralar geçen sene yaşadığımız İzmir tedavimizin bir benzerini GEBZE'de yaşıyoruz...


Hala uygulanması gereken Kemoterapiyi alamamışken kafatasında mevcut kitlenin biraz gerisinde yeni bir kitle gözlemledik geçen hafta çarşamba günü ve apar topar Tomografi ve MRI çektirdik..Süreç başlamış oldu böylece..Tam panik hali yaşarken yine kötünün arasından iyi olanı seçme çabası ile bir şeyler yapmaya karar verdik..Bu sefer ameliyat olmasın istedi Doktorumuz Murat bey..Hemen Gebze de bulunan Anadolu Sağlık Merkezine yönlendirdi bizi..CYBER KNİFE denen bir tür yeni nesil radyoterapi almamızı ısrarla önerdi..Ameliyatsız bertaraf etmek adına koşturmaya başladık hemen..


Bu hastahanede de Murat bey gibi düşünen ve doktorluğun insani boyutlarını asla unutmamış nitelikli doktorlarla tanıştık..Moralimiz hayli arttı..Çok pahallı bir yöntem olmasına rağmen bizi yüreklendirdiler ve yaklaşık bir haftadır çizim için gidip geliyoruz..Daha kemoterapi için bir destek bulamamışken böyle bir durumla karşılaşmak hayli yıprattı bizi ancak her zaman olduğu gibi beş parasız başlayı verdik..Yollardamı kalmadık parasızlıktan,paralı yoldan geçerken rica minnetmi geçmedik sormayın gitsin ama ne olursa olsun bu tedavi alınmalıydı ve bu amaç için her şeyi göze aldık artık...


Her gün Gebze'ye gidiyoruz,hemde bu sıcaklarda..Atakan'ın neşesi yerinde ama yine de canı sıkılıyor gidip gelmekten..İzmir de gördüğümüz tedavinin daha gelişmiş bir versiyonu uygulanacak..Rab'bin izni ile bunuda başaracağız..


Bu zaman zarfında yazmak istemedim..Hem sizleri üzmemek adına hemde yazarken umutsuz kelimeler dökülmesin satırlara diye..Gerçekten moral olarak sıfırız ama yüzümüze maskemizi takıp devam etme çabamıza sahip çıkıyoruz..Geçen gün Tv de bir Savaş Belgeseli izliyordum,bir kelime yakaladı beni orda bile..Savaş sırasında insanlara soruyorlar ne hissediyorsunuz diye,cevap tam bizlik.. " Bu günü yaşıyoruz elimizden geldiğince,yarın çok uzak sanki " diyordu yaşlı adam savaşın verdiği yorgunlukla..Cepheler farklı belki ama Savaş her yerde Savaşmış, öyle değil mi ?


Savaşıyoruz belki ama zerre cephane yok..Diyorum ya umutla kemoterapimiz için gerekli desteği beklerken ondan daha da yüksek meblağ'ya sahip bu tedavi için çırpınıp duruyoruz..Çizim aşamasından hemen sonra tedaviye başlanacak ama henüz bir beş kuruş ödeme yapamadık hastahaneye..Artık filimlerdeki gibi son anda gelecek bir desteği bile hayal edemez oldum..Sanmıyorum kibunca yakarmışlıkdan sonra bulamadığımız desteği durup dururken bulalım..Aslolan tedavi diyoruz ve devam etmeye çalışıyoruz anı anına.Her gün gitmek bile maddi bir külfet aslında,dedim ya geçen gün yolda kaldık beş parasız,rezil olduk ,perişan olduk randevuya da gidemedik...Yılmak yok,devam...


Ama inanın şu anlı şanlı yardım severlerin hangi şartlarda kimlere yardım ettiğini acayip merak ediyorum doğrusu..Bu arada geçen hafta boyunca desteklerini esirgemeyen dostlar sayesinde tedavinin başlangıçını yaptığımızı da ilave edeyim,sağolsunlar..Olmasaydı gerçekten bu adımları asla atamazdık..Tek dileğim kendi ayaklarımızın üstüne basarak tedavimizi sürdürmek ama bir türlü şartlar yerine gelmiyor bunun için..Şu anda yarın neler olacak onu dahi bilemiyoruz maddi anlamda,gidebilecekmiyiz tedavi için Gebze'ye..Bu gün son anda gelişen bir durumla gidebildik..Yarına Allah kerim artık..

Önemli olan Atakan'ın moralini bozmadan sürdürebilmek..Neşe içinde götürüyoruz Hastahaneye,dönüşlerde Özlem ablasına uğrayıp soluklandırıyoruz..Özlem ablasının Köpeği Ponti ile bahçede iyi vakit geçiriyor,moral depoluyor..Bu şartlarda tekrar ameliyat olsa hiç yanaşacağını sanmıyorum,o yüzden bu tedaviden asla vazgeçme şansımız yok..Ardından hemen Kemoterapiye devam edeceğiz nasipse..


Biliyorum yine iyi haberler veremedim,üzgünüm..İyi haber olarak Ülkemizde var olan yeni nesil tedavilerin varlığını kabul edelim bu seferlik..Mükemmel bir hastahane ve küçümsenmeyecek yeni tedavi seçenekleri..Buna şükür..Hem Atakan'da oldukça iyi ve keyfi yerinde..Bunlarla yetinelim bu yazı da...Sağlıcakla kalın...

renkli__izgi.gif

ŞİMDİLERDE YENİ TREND "KANSER" (16.06.2005)

Evet !! Yanlış okumadınız...Şimdilerde malesef Trend Balo salonlarından Kanser'li hastalara sözüm ona destek sağlamak..Nede olsa Gazetelerin Cemiyet haberlerinde boy boy resimleri yayınlanacak ve ardından bilmem hangi firma kıyafet sponsoru olacak,bilmem hangi ilaç firması onun kitaplarını yada yazılarını yayınlayacak..Ardından gelsin Alkışlar..Büyük İnsan nidaları...


Şimdi diyeceksiniz ki "Size yardım edilse böyle söylemezdiniz" dimi ? :)) Hayır arkadaşlar,inanın o pencereden bakmıyorum olaya..Bütün bu gürültü patırdı niçin biliyormusunuz ? Sadece ve sadece "mamografi cihazı" almak için..Hepsi bu..Kimseye yardım falan ettikleri yok anlayacağınız..Bilmem nerdeki özel hastahaneye bu cihazdan bağışlayarak şiltlerde isimleri yazıyor ve bolca cemiyet haberlerine çıkıyorlar alkışlar arasında..Yardım şurda dursun..


Evet..Bize gerçekten yardım edilmiyor..Çünkü Ünlü değiliz,bize yapılan yardımı bangır bangır tv lerde gazetelerde manşetlere taşıyamayız,reklamlarını yapamayız..Biz tam 7 senedir bu mücadelenin içindeyiz..İnanın sadece aynı sosyo ekonomik çatı altında olduğumuz dostlarımızın temennileri ve içlerinden gelen desteklerle bir yerlere varmaya çalışıyoruz..


Hiç bir Kurumdan destek görmedik,hiç bir ilaç firması şunu yapalım demedi..Hiç bir hastahane şu indirimle gelin bizde tedavi olun demedi..Benim tek suçum oğluma en üst düzeyde tedavi aldırmaya çalışmış olmamdır..Kendi imkanlarım artık 7 seneden sonra elbette el vermiyor,destek almamız şart ama kimden..

Gerçekten olayları dramatize etmekden nefret ediyorum,en az sizler kadar izzeti nefsim ve gururum var..Kim ister ki yardım alarak bir şeyler yapmayı,hanginizin içi rahat eder böylesi bir durumda,ama söz konusu çocuğunuz olunca göze alamayacağınız hiç bir şey kalmıyor hayatta..Diyorum ya ,tek suçum kaliteli bir tedaviden ısrarcı olmam..

Neden kaliteli bir tedavide ısrarcıyım,anlatayım..Ünlü Rock şarkıcımızda belki okurda nedenlerde takılıp kalmaz,haşa yardım desteği için değil,sadece önyargısını aşabilmek için açıklama gereği duyuyorum ki belki bir başkasına da yardım etmeye kalkarsa takılıp kalmasın....Birinci ve öncelikli nedeni 7 yıl kemoterapi almış bir insanın Bağışıklık sistemi en ufak bir mikropdan bile ölümcül bir duruma geçmeye elverişlidir...İkinci neden ise moral motivasyonunun çok yüksek tutulmasıdır..Bunu anlatabilmem için bu satırları okuyan kişilerin bir hastahanenin pediatrik onkoloji servisine bir göz atmasını öneririm,söz konusu çocuklar ise madem,o şartlarda bir çok yan etkileri görerek ve her an yanlarından bitkin hastaların ağlamalarını duyarak nasıl yüksek bir morale sahip olabileceğini hep birlikte düşünelim..


Benim oğlum servisde yatınca günler süren ağlama krizleri yaşıyor..İlaçın tahribatının ötesinde büyük duygusal patlamalara neden oluyor bu süreç..Bu sebeble sürdürmekte olduğumuz tedavinin sınırılarını korumak için her şeyi ayaklar altına alıp çabalıyorum..Ama dediğim gibi ben ünlü biri değilim ve bu yüzden hiç bir kurum yada firma sahip çıkmak istemiyor...


6 Haziran günü yatışımızı yapıp tedavimizi almamız gerekiyordu..Hala yatamadık,destek yok..Kaldı ki tedavinin ne derece riskli olduğunu da düşünürseniz bizim nasıl iki arada bir derede kaldığımızı anlarsınız..Versek ne olacağını bilemiyoruz,vermsek herşey bitecek..Ne yapacağımızı şaşırmış durumdayız..

Birde kötü olan ne biliyormusunuz ? Tv ve gazetelerde haberlerimiz çıktıkça insanlar sanıyor ki bize yardım yağıyor..Hayır,tam aksine,herkes böyle düşündüğü için mümkün olan yardımları dahi alamıyoruz..Tam anlamı ile havada asılı kalıyoruz..Bize yardım edilmesi için ya televizyon da ağlaya ağlaya insanların vijdanlarına seslenmeliyiz,yada her an yaşadıklarımızı dramatize ederek yansıtmalıyız..


Şimdi anlıyormusunuz neden kızıyorum Balo salonlarından yapılan yardım safsatalarına...7 yıl verilen mücadeleyi bırakın takdir etmelerini,birde gereksiz bulan zihniyetlerle mücadele etmek zorunda kalıyoruz..Hani diyorum ya hep "Kanser insanlardan daha insaflı bize" diye...Aynı o durumdayız şimdilerde,yine bu hastalığın hoş görüsüne sığınarak tüketiyoruz zamanımızı..

renkli__izgi.gif

Aç kiraz çiçeğim yapraklarını

Aç kiraz çiçeğim yapraklarını
bir öpücük koyacağım ortasına
dalından düşecekmiş gibi duran
...narin sapına
ruhumdan gün ekleyeceğim,
sevgiyi un edip ayaklarına.

avuçlarına umutlardan umut beğen!
en şekerli sabahlardan
göz bebeklerine ışıklardan yaldız seç
en parlak olanlardan

çocuk kafesinden baktığın,
boş sandığın dolu göklerdeki
en tatlı periden sana dileneceğim
....bir sabah -ki çok yakında -
gülümsemene sen de şaşacaksın...!
bir yeşil fidan diriliğinde
dimdik ayağa kalkacaksın

Aç kiraz çiçeğim yapraklarını...
Tanri'dan su alacaksın

** Atakan'a tüm kalbimle...
01.08.2004
Frankfurt
(01:30)

Ayşenur Yazıcı

renkli__izgi.gif

KEDİDEN VAZGEÇTİK..TAVŞAN EDİNDİK,TAVSİYE EDERİZ :))))

tavsan.jpg

renkli__izgi.gif

(30.03.2005) KEDİ MERAKIMIZ BAŞLADI HABERİNİZ OLA :))))

gaye_atakan.jpg

Öncelikle MR sonuçlarını doktorlarımızdan başka kimsenin bilmediğini iletmek isterim...Sonuçlar iyi yada kötü,biz sadece bize söylenen tarihte hastahanede yatış için hazır olacağız o kadar...Ama Atakan'ın genel durumu çok iyi,hatta "KEDİ" merakı başladı..Sanırım artık evde bir Kedimiz olacak..

İzmir gezisi hakkında uzun uzun yazdım ancak güncellemeden pc kapanınca tekrar yazmak mümkün olmadı..Harikaydı ve hala aklımızda orda yaşanan güzellikler..

Birde "KENAN İMİRZALIOĞLU" meselesi var gündemimizde...Atakan ona hayran ve artık tanışmak istiyor...Ayşenur Yazıcı ablasına ilettik durumu,bir şeyler yapacak sanırım.Yakında tanışırla inşallah..


Hemen her gün doktor kontrolu ve görüşmeler halen sürüyor..Alternatif tıp konusunda araştırma yapıyorum ve sanırım uygulayacağız artık bu konuda ki değerlendirmeleri..

Uzun yazmak isterdim ,özellikle İzmir gezimiz hakkında ama Atakan pc oyun oynayacakmış,fazla vakit vermedi bana :))) Yine vaktinin büyük çoğunluğunu pc başında geçiriyor..Neşesi yerinde olsunda bize sıra gelmesin önemli değil..Artık MSN MESSENGER'de kendi yazışıyor elinden geldiğince.. atakanca99@hotmail.com onun kendi adresi ve msn'ye eklerseniz görüşebilirsiniz...Sağlık ve esenlikle kalın...

renkli__izgi.gif

GAYE VE NAGEHAN HANIM,MUTFAK SOHBETİNDE...

resim_1.jpg

ATAKAN İZMİR'E KAÇTI :))))

Yılbaşından hemen sonra başlayan tedavimizin nihayet sağlaması yapılmak üzere MR çekimleri yapıldı geçtiğimiz hafta...İçimizdeki korku ve gerginliği tarif etmek imkansız.Ne yapsak ne etsek bu sonuçları alacağız elbette ..


MR çekimlerinden sonra sonuçları almadan içmizdeki zamanı durdurup İZMİR'e kaçtık...Söz vermiştik Atakan'a havalar ısnınca gideriz diye.Gidş kesinleşince nasıl heyecanlandı,nasıl mutlu oldu anlatamam.."Baba,Bak kalbim nasıl atıyor" diyor durup durup,yüzündeki o gülümsemeyi görmek gerçekten her şeye değerdi..Ne sonuçlar,nede oğlumuzun hastalığı kaldı aklımızda..Cuma öğleden sonra 3'de çıktık burdan ve nasıl gittiğimizi anlamadan akşam saat 10'da İzimir'deydik..Yolun nasıl bittiğini anlamadık gerçekten..


Sanki uzun yıllardır Almanya'da çalışıyordukta,yıllık iznimizi kullanıp ailemizi görmeye geldik bir ruh hali içindeydik evden içeri girdiğimizde..Epeydir özlediğimiz bir heyecan vardı hepimizde,ne yorgunluk,ne başka bişey..Önce sabahlara kadar sohbet ettik sevgili Polat ailesi ile..Gaye'mizin ışıltılı gözlerinde dinlendi Atakan aylardır hayal ettiği gibi...Çaylar içildi,sazlar çalındı,sohbetler edildi alel acele..


Sevgili Haydar abimiz biz gelmeden hemen önce tekrar kafasını kazıtmış ve Atakan!a hoş bir sürpriz yapmış..Anlayacağınız 3 kel dolaştık İzmir sokaklarında neşeyle..

Görecek o kadar dostumuz vardı ki oralarda,nereye gidip kimden başlayacağımızı şaşırdık..Vakit kısıtlı olunca daha da bir panik oluyor insan doğrusu..

renkli__izgi.gif

YAŞAMA SANATININ ZORLUĞU (14.03.2005)

Hemen herkesin yeni bir haftaya başlayıp işlerini koşturacağı bir günde ben tüm kaçmalarıma rağmen süren tedavimizin sonuçlarını almak üzere MR çekimi için görüşmelere başlayacağım bu gün...Kimi ev sahibinin dırdırını düşünecek işine giderken,kimi ne kadar yorgun olduğunu,kimi de iş yerine bir an önce varıp çay içmeyi...Dertleri olanda vardır mutlaka,kimin yok ki ? Ama yinede ben sabah olsun istemiyorum...Keşke elimde bir güç olsa da zamanı dondurabilsem ve hiç tedaviye ve sonuçlara ihtiyaçımız olmasa...


Ameliyattan bu yana hayli zaman geçti...Korkuyorum Atakan'ın kafasına dikkatli bakmaktan ya başka bi yerde çıkarsa diye..MR çekilecek ve sonuçların durumuna göre Kemoterapisi devam edecek..İyi mi,kötü mü diye düşünmekten bitap düştüm..Bir yerim ağrıyor dese panik oluyorum,azcık ateşi çıkacak olsa sabahlara kadar başında nöbet üstüne nöbet tutuyorum...Yoo,şikayetçi değilim,tek isteğim Rab'bim tüm bunların güzel bir sonuça bağlamasıdır..

Aslında yazı yazmaya başladığımda kafamdan çok başka şeyler geçiyordu yazmak için ama çok kasvetli olur diye yazmadım..Bunları yaşamak zorundayız bir şekilde ve Rab'bin uygun gördüğü zamana kadar da böyle sürdüreceğiz..

Balıkları öldü Atakan'ın bu günlerde ve Akvaryumu bir hayli boşaldı...Hepsine ayrı ayrı isim takmıştı..Okula gitmek istemiyor ve öyle sanıyorum ki kafasının kel olması ve ameliya izi nedeniyle gitmekten alıkoyuyor kendini..Bizde zorlamıyoruz açıkcası,onun fikirlerine de saygı gösteriyoruz..Ne olurdu sanki bizde normal bir şekilde oğlumuzu okuluna yolcu edebilseydik.Yürüyerek gidip gelseydi..Düşseydi,üstü başı çamur içinde annesini kızdırsaydı..Geç kaldığında merak etseydik her aile gibi,MR sonuçlarını değil de karneyi aynı kaygılar içinde bekleseydik...Neden böyleyiz diye sorgulamıyorum,asla bunu yapmıyorum,çünkü hayatın içinde müthiş bir denge ve sistem var ve hiç bir şey onun dışında hareket edemez..Bir sebebi var tüm bunların ama nedir bilemiyorum..Hiç bir şey sebebsiz değildir bu Dünya'da..


Lütfen bizlere acıyarak okumayın bunları,üzülmeyin...Bir tek Dua edin içinizden geldiğince...Atakan'ı ayakta hayal edin,sağlıklı ve neşeli hayal edin benliğinizde olanca güçünüzle..İnanın çok yardımcı olmuş olursunuz bize..Hayal edin başaracağımızı,lütfen hayal edin...

renkli__izgi.gif

Atakan'a destek için Saçlarını kazıtan Haydar Abimize ve hiç bir hastahane yatışında onu yalnız bırakmayıp,ta İzmir'den İstanbul'a gelen Gaye kardeşimize Teşekkür ederiz..

resim_009.jpg

renkli__izgi.gif

ÇOCUĞUNUZU NASIL SEVERSİNİZ ? !!!!

Muhtemelen onu sevdiğinizin en büyük göstergesi özenle "Saçlarını" okşamaktır..Bütün enerjinizi o kanalla ilettiğiniz hissini verir size..Oysa biz bunu Yılın belli zamanlarında yapabiliyoruz,ne komik değil mi ? Yok öyle her dem o güzel saçlarından okşamak,yılda bir kaç ay neyimize yetmiyor ki...

Tam o noktadayız şimdi,azcık okşasak tutam tutam elimize geliyor güzelim saçları...İnsanın nasıl içini acıtacağını varın siz düşünün artık..Bir kaç gündür bununla mücadele ediyoruz için için..Yastıktan her kafasını kaldırdığımızda ona göstermeden yok etmeye çalışıyorduk yastık üstünde kalan saçlarını..

Şükrediyoruz yinede..Oğlumuz bizimle diye,saçlarını okşayamasakta o bizimle,bundan daha önemli ne olabilir ki ...Her zaman yaşadığımız kötü olayların içinden en yararlı kısmını bulup seviniyoruz...Kızgınım ama isyankar değilim,bu halimize yatıp kalkıp şükrediyorum ve dilerim duyması gereken katlarda bu şükrümün karşılığını verir er-geç..

Saçları gidince kafasında ki Şişlik ortaya çıkacak..Ameliyat olsak mı ,olmasak mı diye düşündüğümüz bölge...Hala kararsızım bu konuda..Kemoterapinin etki yapmasını bekledim ama şimdiye kadar gözle görülür bir küçülme olmadı bence..Doktrumuz Murat bey "Yumuşamış" dedi ama gözle görülür bir küçülme olmadı sanki ...Kara kara bunu düşünüyorum şimdi.

Ve gerçek bir mücadele örneği daha sergiledi Atakan bu gün...Saçlarının döküleceğini öğrenince ben çok tepki verecek diye düşündüm ama o olanca güçü ile "Tevekkül" gösterdi bu duruma..Peruk alma önerimizi kabul etmedi,oysa peruk yapımı için ölçü vermeye gitmiştik..Benden daha güçlü ve metanetli olduğu kesin...Rabbim mükafatını verecek İnşallah..

Güzel bir Bayram geçirin lütfen,Bizler için de gülün ağız dolusu,neşelenin bizim neşelenemediğimiz kadar.."Bize bu yıl gülmek haram,belki seneye" Hepinize Mutlu,Huzurlu bir bayram temenni ederiz...Sevgi ve Saygılarımızla..

renkli__izgi.gif

BU KARNE ATAKAN'IN MÜCADELESİNİN KARNESİ OLSUN

karne.jpg

Geçen onca üzüntülü günlerin Karnesi'mi bu yoksa olması gerektiğince mi gidiyor her şey...6 Yıl önce hayal edemezdik bu günleri,şimdi neşe içinde bakıyoruz Oğlumuza...Okul başladığı gün tarifsiz heyecanlar yaşamıştık,ardından gelen kötü haberlerle sarsılıp tekrar ayaklanarak mücadeleye devam ettik..Bu Karne o günlerin ölçüsü sanırım...

Oysa Atakan'a hakettiği başka Karne verilmeli,başı dik didinerek verdiği Mücadelesinin Karnesi olmalı...Doktorları vermeli bu Karne'yi..Atakan 2.Sınıf'ı hayal ediyor,içim burkuluyor "Acaba?" diye...Bunları gördüysek diyor içimdeki ses,daha nice güzellikleri göreceğiz..İşte Atakan ve İşte Karne'si....Nicelerini paylaşmak dileği ile ....Saygıla...HASAN ŞAHİN

renkli__izgi.gif

AYNI NEŞE VE ENERJİ İLE OKULUNA TEKRAR DÖNEBİLMESİ DİLEĞİ İLE...

dsci0013.jpg

CUMHURİYET BAYRAMI KUTLAMASINDA...

renkli__izgi.gif

İŞTE KULLANDIĞI İLAÇ ATAKAN'IN

smiletablets_1_.gif

DOKTORLARIMIZ DUYMASIN SAKIN

İlaç dedim de aklıma geldi...Bir grup kurmuşlardı Atakan'ın sağlık haberlerini an be an alabilmek için Eskişehirli dostlarımız..Şimdi bu zamana kadar tanıştığımız tüm dostlarımız bu grupta ve inanılmaz bir heyecan veriyor bizlere..Grup üyelerimizden bir arkadaşımız hiç bir fedakarlıktan kaçınmayıp uzun uğraşlardan sonra yukarda gördüğünüz İlaçı getirtmiş ve çok uzun süredir tedaviyi bu ilaçlarla devam ettiriyoruz aslında..Tek sorun, çokca yan etkisi var..Bağımlılık yapıyor ve daha sonra kullanmazsa zor duruma düşebiliyor..Yan etkilerinin en başındaki sorun ise Şımarmak ile başlayıp şefkat ile bitiyor..Bu grubun bizler için önemini anlatamam..Bizim için apayrı bir heyecan oldu..Gruptan aranmak, mesajlar almak, anlatılmaz şeyler bunlar gerçekten..Sizlerde katılabilirsiniz ailemize , bekleriz :))))

Hemen hepimiz sabah olduğunda Bilgisayarın başına koşuyoruz..Bu gün kim ne yazmış diye..Üye sayısı arttıkça acayip keyifleniyoruz ailemiz büyüdü diye...Oysa ben bu siteyi yapmaya başladığımda en büyük şikayetim etrafımızda kimsenin olmayışıydı..Şimdi ise geçen saydım tam 11 dünya ülkesinden mesajlar alıyoruz gerek sitemize gerekse grubumuza:))) Arada bizde grup üyeleri ile tanışma fırsatı buluyoruz ve harika dostluklar kuruyoruz..Yahoogroups dan sonra gerçekten çok güzel insanlarla tanıştık ve tanışmaya devam ediyoruz..İyi ki kurdunuz bu grubu sevgili Semra hanım...Ne kadar teşekkür etsek azdır...

ARADAN ASKERLİĞİDE ÇIKARTTI ATAKAN

askerde.jpg

Hayat gerçekten hoş sürprizlerle dolu, bana yıllar önce Askerlik yaptığım dönemde bir arkadaşım, günün birinde bu alanlarda oğlumla beraber gezeceğimi söyleseydi komik bulurdum herhalde...Ben İzmir Poligon'da yapmıştım yıllar önce askerliğimi..Tek bir resmim bile yoktur orda çekilmiş ve hep hayıflanırdım bundan dolayı..Gel zaman git zaman biz tedavi için İzmir'e geldik..Aradan bir hafta geçmedi ki Yeğenim de aynı yere düşmez mi !! Uzun süre ziyaretlerimizle moral verdik yeğenimize ama Atakan gittiği her yeri karıştırdığı için burda da tanışmadığı kimse kalmadı..Biz çay içip yeğenimizle sohbet ederken , yeğenimin komutanları çimenlerin üzerinde Atakan'a eğitim verdiler...Görülmeye değer sahneler yaşandı gerçekten...Hemen her gittiğimizde bir şamata vardı..Ziyaretcileri gelen Askerleri Hoparlörden anons ediyorlar..Bir gittiğimizde içeri girdik ki bangır bangır bir ses "Er Atakan kurtuluş şahin, ziyaretciniz var" şaşkınlıktan küçük dilini yutacak bizim haylaz ama gülmekten de ayakta duramıyor nerdeyse..Hemen hemen bütün asker ve komutanlarla tanıştı anlayacağınız..Ve geldi Yemin törenine sıra..İçeri girme olanağımızda oldu tabii ve geldik oğlumla benim askerlik yaptığım yerlere..Bölüğümün önünde dolaştık, yemek haneyi gezdik..Resimler çektirdik geçmişte çektiremediğimize öfkeyle..Bu vesile ilede bizim haylaz Askerlik görevini de başarıyla yapmış oldu...Teskereyide aldı anlayacağınız ...Yeğenim ordan dağıtım olduktan sonra bile gitmek istedi Poligon'a Atakan ama nedense kısmet olmadı, e nede olsa terhis oldu, beni sokmadıkları gibi onu da sokmazlardı artık içeri..İş teskereyi alana kadar ..Gördüğünüz gibi İzmir yaşantımızda ayrıcalıklı bir yer edindi bütün bu yaşanmışlıklardan sonra..Aklımzdan hiç çıkmıyor desek abartmış olmayız..

kalp.gif

Eeee !! Nede olsa Askerlik bitti yani

ask.jpg

kalp.gif

renkli__izgi.gif

de_i_en_resmi.jpg

ATAKAN'DAN HABERLER.....

Yaklaşık 5 Yıldır yoğun bir tempoyla devam eden tedavi süreci tüm aksamalara rağmen devam ediyor..13 Kasım da yatıp Kemoterapisini alarak 18 Kasımda taburcu oldu..Keyfi Neşesi ziyadesiyle yerinde..Yazıştığı, telefonlaştığı arkadaşları var artık, çok sevdiği Sanatçıyla da tanıştı Sibel hanım sayesinde, daha ne olsun ki... Yine Sibel hanımın girişimleriyle (FLAŞTV) uzun zamandır yaptıramadığımız yürüme aparatlarını da bir İşadamımız üstlendi ve yakın zamanda bitecek, henüz provaları devam ediyor, yapılır yapılmaz ayakta resimlerini hemen yayına koyacağım ve inanın bende Atakanı ayakta görmeyi öylesine merak ediyorum ki anlatamam..Ve ardında MRI çekilecek, çıkan sonuça göre tedavisi devam edecek, ya Radyoterapiyle aynı anda Kemoterapi alacak ya da bir süre daha yalnızca Kemoterapiye devam edecek..Beklenen sonuçlar dışında başka bir şey çıkmaması için elimizden gelen tek şey var güçümüzle Dua etmek, lütfen sizlerde Dualarınızı eksik etmeyin…Gelen mesajlardan anladığımız kadarıyla hemen herkes Atakanı Hasta ve yatakta hayal etmiş, hayır arkadaşlar Atakan gayet iyi ve olanca neşesiyle mücadelesine devam ediyor..Cıvıl cıvıl bir çocuk, telefon açmak isteyip de açamayan arkadaşlara ricam lütfen arayın, geveze ve sıcak kanlı bir haylazla konuşuyor olacaksınız , hasta ve bezgin biriyle değil.. Gelen mesajların hemen hepsini okuyoruz kendisine hastalık kısmını atlayarak, asla kendisini hasta olarak görmüyor ve bu da bizlere ayrı bir moral kaynağı oluyor.. Bazen de kendi söylediği şeyleri yazmamızı ve göndermemizi istiyor, sık yazıştığımız dostlarımız bilirler..Tekrar tekrar iletmek istiyorum; Atakanı Hasta ve bezgin bir halde hayal eden arakadaşlar çok istemelerine rağmen kendilerini aramaktan alıkoyuyorlar, durum böyle değil arkadaşlar, lütfen aramak isteyen arasın ve hastalık dışında konuşun , neler anlatacak sizlere şaşırırsınız ve neden daha önce aramadığınıza üzülürsünüz…Ve değdim gibi , gelen her mesajı kendisine okuduğumuzdan isimlere aşinalığı var, fazla yadırgamıyor hemen anlıyor siteden dolayı arandığını, Gece 12‘ye kadar oturuyor ve sabahları çok geç kalkıyor. Yani Gündüz 12’den Gece 21’e kadar arayabilirsiniz hiç çekinmeden..Merak edip mesaj yazan tüm dostlarımıza kucak dolusu sevgilerimizi iletiyoruz…Saygılarımızla

renkli__izgi.gif

Hayat “her şeye rağmen” güzeldir diyebilmek..

odada.jpg

Hayatın içinde barındırdığı onca acı , ızdırap ve sıkıntıya rağmen hangimiz dememişizdir ki bu kelimeyi veya bu kelimeden bir güç almak için çabalamamışızdır…Mutlaka her birimizin şu yada bu şekilde muzdarip olduğu bir sorunumuz vardır ve bizi en bunalttığı anda çıkıverir ağzımızdan bu sihirli sözcük..Benim takıldığım kısımda işte tam burası…Birde sırf Tribünlere oynayan bir yaklaşım içinde bunu sarf edip , slogan yapanlar var ya beni çileden çıkartıyor açıkcası..Sırf başkalarının başarıları ile övünen ve onları bir daha cilalayarak kendine Kariyer yapan, hayatı güllük gülistanlık geçen ve ardından da hiç sıkılmadan insanlara Hayat “Her şeye Rağmen” Güzeldir diyebilen “Megolomanlara” çok kafam takılıyor.. Düşünsenize Hayatta ki tek Gailesi yarın yaşayacaklarının kendini bir adım daha Paraya kavuşturmasın ötesinde olmayan ve Promosyon için yapmayacağı Duygu sömürüsü kalmamış birinin neye dair “Her şeye rağmen” dediğini ben bir türlü anlayamıyor ve yakıştıramıyorum…Sırça Köşkler de yaşa, hayatın hep Laylaylom ile geçsin, en iyi Jeep leri kullan,iki üç saçma sapan yazı çiziktir ve kalk ardından hiç sıkılmadan İnsanlara Hayat “Her şeye rağmen” Güzeldir diye nutuklar çek…Hoş sanki Arkadaş “Gecekondu” da yaşıyor, dar gelirli ve bu dar gelirle ay sonu Mucizeleri gerçekleştiriyor, her gün Otobüslerde itiş kakış işe gidip geliyor, derdin bini bir para da, kalkıyor bunun üstüne eve gelen Kondu arkadaşıyla çay içerken onu Motive etmek için tüm bu yaşananlara Hayat “Her şeye rağmen” Güzeldir diyor…Yaşamı ve insani duyguları bu denli başarılı bir biçimde “Sermaye” ye çevirebilmekte hayli büyük bir başarı olsa gerek …Hani İnsanların hiç yaşamadıkları bir olay hakkında yorum yapması gibi bir şey bu, ayrıca yorumu yaptığın kişilerin bu yaşanmamışlık hakkında bilgisi varsa düşünün nasıl algılandığını…”Hayat güzeldir” demek başka bir şeydir, “Hayat her şeye rağmen güzeldir” demek apayrı bir şeydir.. Benim burada aktarmaya çalıştığım şeyler kesinlikle hayatı sorunsuz yaşayanlara sitem şeklinde algılanmasın, hayır tam tersine, hayatı güzel yaşamanın elbette bir anlamı, bir manası vardır…Benim söylemek istediğim şey, Hayatı zaten yeterince güzel yaşayan birinin- Ki o kendini biliyordur- kalkıp Hayatı “Her şeye rağmen” diye sunmaya başladığında Başların ayak, Ayakların baş olduğunu düşünmeye başlıyorum,vıcık vıcık sahtecilikmiş gibi geliyor bana, yada güzel yapılmış bir Maske , yüzüne tam oturmuş ve dahası öyle bir alışmış ki bu Maskeye o bile gerçek yüzünün bu olduğuna inanmış her nasılsa..Bu sözlerimin nereye gittiğini eminim ki anlayan anlamıştır…Dilerim gerçek anlamıyla “Rağmen” demeden Hayatın güzelliklerini gönlünüzce yaşarsınız…


renkli__izgi.gif

YOK SAYARAK KAÇIŞ MÜMKÜNMÜ

en_son_kemo.jpg

Acılarla yüzleşmek zordur insanoğlu için elbette ve bu nedenle kendi iç dünyamızda farkına varmadan yok sayma mekanizmaları kurarız zaman içinde,yok sayarsak sanki hiç bize uğramayacakmış hissine kapılırız,en yakınımızın başına böylesi bir hastalık geldiğinde ilk Geçmiş olsun ziyaretlerinin ardından gidiş gelişler seyrekleşmeye başlar ve bir süre sonra tamamen biter. İşte savunma mekanizması devreye girdi sessizce,oysa hastalığın verdiği sıkıntıdan daha güçlü bir sıkıntı dalgasıyla başbaşa bıraktınız yakınınızı,
yapabileceğiniz bir sürü şey vardır elbet ama bundan ziyade onu o halde görmekten kaçındığınız için yapabileceklerinizde havada asılı kalıyor olacak,onun duyduğu hastalıktan beter yalnızlık duygusu da cabası...Bu anlattıklarım mutlak Kanser ile ilgi değil ,genel olarak bizler her hastalığın ya da sıkıntının arka sokağından geçmeyi yeğleriz senuçlarını düşünmeden,ve en kötüsü başımıza geldiğinde ise en fazla şikayet edeceğimiz konunun bu olacağını düşünmeden...Sağlıklı günlerin bir an için pencerenizden eksik olmamasını temenni ederim ama lütfen İhtimallerinde yaşamın içinde var olduğunu asla aklınızdan çıkartmayın

renkli__izgi.gif

Kanser'in İnsafı......(26.08.2003)

Her şeyin yarın daha olacağına olan inançımla birlikte bir gün daha bitti. Hayatı sorgulamak zordur ve her hayatın kendine ait pencereleri vardır,kimi pencere yeşil vadilere açar kanatlarını , kimi pencere mavi bulutlara , kimi de ışığın bile sızmadığı karanlık,izbe duvar diplerine...Kendimi aldattığımı düşünmeye başladım sanki , sanki havan da su döğüyor gibiyim.... Ya da her zaman dediğim gibi "Köyün delisiyim" herkes farkında bunun da bir ben değilim ! Eş-Dost bana iyimser ol derken ben bu kelimeyi fazlaca ciddiye almışım ve öyle bir noktaya getirmişim ki farkında olmadan , her şeyin her dem iyi gelişeceğine kendimi delice inandırmışım, olanca saflığımla...Karşımda koskocaman bir düşman ve bu güne değin kimse alt edememiş , ben de kalkmış dayanışma oluşturalım diyorum ,tecrübelerimizi paylaşalım diyorum , Don Kişot u kıskandıracak bir zekayla...Çok garip ama bazen tuhaf bir düşünceye kapılıyorum
Kanser'in bana İnsanlardan daha hoşgörülü ve Merhametli yaklaştığını geçiriyorum belli belirsiz aklımdan ,dünya da Rabdomiosarkom ile bu kadar uzun yaşayan bir vakaa herhalde yoktur. Aksi halde benim elimde sihirli değnek yok bunca sene bu kadar iyi götürmüş olabileyim,başkaca bir açıklaması yok diye düşünüyorum...Onlarca kitap okudum bu güne kadar " İyileştirici dokunuşlar " "Düşünce Güçüyle tedavi" ve buna benzer, hatta Reiki ye bile merak saldım sırf bu illetten kurtulmanın bir yolunu bulabilmek umuduyla ve bütün bunlardan sonra anlıyorum ki benim kaderim yalnızca ve yalnızca Kanser'in oğluma göstereceği hoş görüye bağlı..Her şey onun insafına kalmış ,insanlardan öte....

DUALAR....

Atakanda var olan RABDOMİOSARKOM ,Yani Yumuşak Doku Sarkomu,Spinal kanal (Omurilik) yerleşimli olduğundan dolayı göğüs kafesinin altından itibaren hissetmiyor ve yürüyemiyor.Bir yandan bu amansız hastalıkla mücadele ederken diğer yandan onun yaşam standartlarını yükseltebilmek adına Fizik Tedavi uzmanlarıyla görüşüyor ve çeşitli Cihazlar yaptırıyoruz güçümüz elverdiği ölçüde,ayrıca vücudunu dik tutabilmesi ve oturabilmesi için göğüs kafesini kaplayan bir korse kullanıyor,aksi halde Omurilikte deformasyon meydana geliyor ve SKOLYOZ diye bilinen omurilik eğriliği artıyor.Tek bir tedavi üzerinde çalışsak bu denli hırpalayıcı olmazdı elbette ama bir yandan onkolojik tedavi görürken diğer yandan normal Çocuk Doktorundan tutunda,Fizyoterapistler,Akciğer Uzmanları,Radyologlar,psikaytrisler gibi bir sürü branşla eş zamanlı çaba sarf etmek gerekiyor.Büğtün bu komplike süreçleri Cerrahpaşa Nöroşirürji servisinden
Beyin cerrahı Prof.dr. MURAT HANCI tarafından kararlaştırılıp uygulanmak üzere yönlediriyor. Doktor seçimlerimizi bizzat kendisi kararlaştırıyor,araştırıyor ya da bildiği,güvendiği doktor arkadaşlarıyla görüşerek Konsülte ediyor. Hiçbir maddi bağ olmadan bu güne kadar bizimle yakından ilgilenen ve bize savaşma güçü veren MURAT HANCI ya ne kadar teşekkür etsek azdır. Bu gün oğlumla konuşuabiliyorsam,gülebiliyorsam ve en güzeli oğlum bana BABA diyorsa bunları ben Murat beye borçluyuz. 1999 Yılının Aralık ayından sonra Onkoloji Enstitüsü Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.dr. REJİN KEBUDİ ile çalıştık en az Murat Hancı kadar emeği geçmiştir Atakana,kendisine Şükran borçluyuz,bu uzun çalışmanın ardından oğlumuz büyüdü ve bu günlere geldi çok şükür..Son dönemlerde yine Murat Hancı ın tanıştırdığı Cerrahımız ve sevgili ağabeyimiz dr. ILGAZ DOĞUSOY olmasaydı ne yapardık diye düşünüyorum,neşesi ve yüzündeki gülümsemelerle gerçek anlamda POZİTİF enerji kaynağı bir insan,muayene şart değil Atakan için ama arada bir mutlaka görmek istiyor ILGAZ beyi,bir diğer takıntısıda Çocuk doktorumuz Sevgili dr. KURTULUŞ HALLAÇ, Kurtuluş beyde Ilgaz bey gibi POZİTİF enerji kaynağı ,inanılmaz sevecen ve bir o kadar çocuk delisi bir doktor ve sanıyorum ki bu yüzden mesleğinde çok başarılı Yukarda saydığım doktorlarımızın özverili çalışmaları olmasaydı biz bu günleri asla göremezdik gibi geliyor bize..Hepsine minnet borçluyuz


renkli__izgi.gif

Lütfen duygu düşünce ve temennilerinize dair iki satır yazmadan ayrılmayın siteden, bizim için en güzel tarafı hiç tanımadığımız kişilerden alınmış mesajları okumak, inanın bu apayrı bir şey....Birilerinin sizin hissettiklerinizi paylaşıp,sorunlarınızdan haberdar olduğunu bilmek güç veriyor insana..Lütfen yazmadan ayrılmayın siteden....Saygılar...Şahin Ailesi...

1.gif

ATAKAN MESAJLARINIZI BEKLİYOR

Ad,Soyad:

E-mail:

Web Adresi:

Mesaj:

atakanca99@hotmail.com
atakanca98@yahoo.com
atakanca98@mynet.com